27 Şubat günü Kırım Özerk Cumhuriyeti parlamentosu ve başbakanlık binası, ertesi gün ise başkent Akmescit’teki (Simferopol) havaalanı askerî üniformalı ve silahlı kişilerce işgal edildi; Kırım’ı Ukrayna’ya bağlayan yollar ve köprüler kapatıldı, yarımadanın Ukrayna’yla olan iletişim hatları kesildi, telefon vericileri susturuldu ve internet bağlantısı koparıldı. Önce haberlere bu kişilerin özel güvenlik kuvvetleri ya da paralı askerler olduğu bilgisi yansıdı. Sonrasında ise Putin, “Rus vatandaşlarının ve Güney Kırım bölgesinde yer alan Rus askerî personelinin hayatlarının tehdit altında olduğu” gerekçesiyle Rus Parlamentosundan Ukrayna’da askerî güç kullanımı için yetki talep etti. Fakat kısa süre sonra askerlerin aslında Rusya’nın Karadeniz’deki kuvvetlerine bağlı olduğu anlaşıldı.
Yaşananlar uluslararası hukuk bağlamında ilk olarak “yeni bir tip askerî işgal mi gerçekleşiyor?” sorusu etrafında tartışıldı. Zira ilk kez herhangi bir işaret, rütbe, plaka gibi ayırt edici unsur taşımayan askerî üniformalı kişiler Kırım yarımadasının kritik noktalarını işgal ederek bölgeyi mühürledi ve abluka altına aldı. Sonrasında bu askerlerin Rusya’ya bağlı olduğu ortaya çıktığında ise böylesi bir operasyonun herhangi bir bildirimde bulunulmadan yapılması ve müdahalenin hukuki temeli ile gerekçesi üzerine yeni bir tartışma başladı. Tartışmaların belki de belkemiğini bu nokta oluşturuyor. Zira Rusya da Batı da aynı argümanları farklı gerçekliklere dayanarak temellendirme derdinde.
- Tarih
- 7 Mart 2014
- Dil
- Türkçe